Haberin Tamami
Bergüzar Korel

Kalbindeki Bergüzar’ı Anlattı!

Tan Sağtürk 

Tan SaÄŸtürk, GeçirdiÄŸi Kalp Ameliyatının Ardından YaÅŸadıklarını ve Bergüzar Korel’e Olan AÅŸkını Anlattı..
Geçirdiğiniz bu kalp hastalığı neyin nesidir?

- Tıptaki adı atrial septal defekt. Türkçesi, kalp delik…

Allah Allah, nasıl fark ettiniz? 

- Aslında yıllarca edemedim. Ben kendimi bildim bileli heyecanlı bir adamım. Kalbim çok hızla atar, aÄŸzımdan çıkacakmış gibi. Sesi, resmen dışarıdan duyulur: Güm-güm… Güm-güm… Güm-güm… Herkeste böyledir diye zannettiÄŸim için, bunun fizyolojik bir sorun olabileceÄŸi aklıma gelmedi…

Eee?

- İki yıl önceye kadar. O zaman, bu iÅŸte bu tuhaflık olduÄŸunu anladım. Çünkü sahneyi paylaÅŸtığım daha genç arkadaÅŸlarımdan bile fazla heyecanlanıyordum. Kalbimi sakinleÅŸtirebilmek için çok uÄŸraÅŸmam gerekiyordu. Üstelik aritmim de vardı. YaÅŸamayan birine tarif etmesi zor. Kafasına göre çalışan serseri bir kalp. Canı isterse hızlı atıyor, istemezse yavaÅŸ. Sen, ne yapacak diye ÅŸaÅŸkınlık ve panik içinde bekliyorsun…

Bugüne kadar hiç check up’a filan gitmediniz mi?

- Gitmez olur muyum? Gittim.

Niye çıkmadı o zaman?

- Benim gibi kondüsyonlu, dansçı ve saÄŸlıklı bir adama kimse hastalık-mastalık kondurmuyor. 5-6 sene önce, babam Ege Üniversitesi’nde by- pass oldu. O arada bana da eko çektiler, ‘Kalp kapakçığınızda ufak bir üfürme var’ dediler ama önemsemediler. İkinci Bahar dizisinin en popüler zamanlarıydı, kontrol- montrol gürültüye gitti. Ve üzerinden yıllar geçti. MeÄŸer o arada kalbim birkaç milim büyümüş…

Büyümüş de ne olmuş?

- Vücuda zarar veriyor, ömründen yiyorsun. Özellikle de bizim gibi antrenman yapmak zorunda olan insanlar, kalplerine çok daha fazla yüklendikleri için, kalp 2 misli, 3 misli daha fazla çalışıyor. O yüzden de büyüyor.

E ne yaptınız peki?

- Benimle aynı yaÅŸtaki bir arkadaşıma ‘Ya bende böyle tuhaf tuhaf ÅŸeyler oluyor’ diye anlattım. ‘Bende de!’ dedi. Çok şükür ki öyle dedi, birlikte kontrole gittik. ‘BoÅŸ ver ya, bir ÅŸey olmaz’ deseydi belki de gitmeyecektik. Farkında olmadan benim hayatımı kurtarmış oldu. Onda bir ÅŸey çıkmadı, bende çıktı. Kalpteki büyüme teÅŸhis edildi. ‘Muhtemelen, bir de delik var’ dendi.

Ne hissettiniz?

- Şoke oldum. Tedaviye başlayabilmek için 2 yıl bekledim. Psikolojik olarak hazır olmam gerekiyordu. Bir de kalp büyümesinde kalp krizi riskin olmuyor, yaşıyorsun ama ömründen yiyorsun.

Rahatsızlığınızı kiminle paylaştınız?

- En yakın bir iki arkadaşım dışında hiç kimse ile…

Aileniz? Anneniz?

- Hayır. Çünkü zaten kardeşime çok üzülüyordu, bir de benim için üzülsün istemedim.

Ne kadar korktunuz?

- Çok korktum. Hayatımda hiç korkmadığım kadar korktum. Teknoloji ne kadar ilerlerse ilerlesin… Yarılacaksın… Açılacaksın. Åžimdi cengaverliÄŸin manası yok… Bir de o arada aşık oldum: Bergüzar, hayatıma girdi. Bir taraftan da kalbim büyüyor…

Ona ne zaman söylediniz?

- BaÅŸta söylemedim. Bir gün göğsüme kafasını yaslanmıştı, doÄŸruldu bana baktı ve ‘Kalbin benim için hızlı atıyor!’ dedi. O kadar hızlı atıyordu, dışarıdan bile hissediliyordu. Ben de gülümsedim. GerçeÄŸi söyleyemedim…

Neden ki, kalbi delik bir adamla birlikte olmak istemez diye mi düşündünüz?

- Hayır öyle deÄŸil ama… İliÅŸkimizin çok başındaydık. Ona böyle bir ÅŸeyi yüklemek haksızlık olacaktı… Bakmayın, ağır bir yük… Ben belki rahatlamış olacaktım ama bin bir tane iÅŸinin içinde bir de kafasında bunu taşıyacaktı. Beklemeye karar verdim. Bir de iliÅŸkimizin nasıl ÅŸekilleneceÄŸini bilmiyordum. Ama ÅŸunu söylediÄŸimi hatırlıyorum: ‘Yazın öyle bir ÅŸeye tanık olacaksın ki, ya benden ayrılacaksın ya da bana daha çok baÄŸlanacaksın…’ Baktı suratıma, bir ÅŸey söylemedi…

Bu arada, siz her ÅŸeyi ayarlıyorsunuz, müthiÅŸ bir gizlilik içinde…

- Evet.

Neden Amerika?

- Çünkü Cleveland’da Murat Tuzcu diye bir doktor var. Kendi dalında dünyadaki birkaç iyi isimden biriymiÅŸ. Anjio ile giriyorlar, deliÄŸin üstünde ÅŸemsiye açıyorlar, kapatıyorlar ve çıkıyorlar. Çok basit bir sistemmiÅŸ. Ameliyat bile denmiyor buna. Yeni bir ÅŸey olduÄŸu için deneyimli birinin yapması daha doÄŸruymuÅŸ. Bu yüzden Amerika olsun istedim. Bir de tabii Bergüzar faktörü var, burada olsaydım sessiz sedasız halletmeye olanak yoktu, basın üşüşecekti…

Para-mara?

- DoÄŸuÅŸtan olan hiçbir ÅŸeyi sigorta karşılamıyor. Amerika’da yapılan en ufak bir müdahalenin bile ne kadar pahalı olduÄŸu düşünülürse… Ben tabii henüz haberdar deÄŸilim, anjiyo yapılacak ve iÅŸ bitecek zannediyorum. Orada ortaya çıktı ki, anjiyo ile halledilemiyor. Açık kalp ameliyatı olmam gerekiyor!

Yanınızda kimler var?

- Bergüzar. Asistanım FatoÅŸ. Ve iki arkadaşım daha: Ömür ve Şüayip… Anneme ‘Amerika’ya tatile gidiyoruz’ dedim. Gitmeden bir gün önce annem ve babamla kahvaltı ediyoruz, durduk yerde annem, ‘Senin kalbin bir garip atıyor’ demesin mi? İçeri gitti, tansiyon aletini aldı. Babam, ‘Åžimdi nereden çıkarıyorsun bunları?’ dedi. Annem ölçtü, tansiyonum düşük çıktı, babam, ‘Bak gördüm mü, ben sana dedim, oÄŸlanın bir ÅŸeyi yok. Turp gibi maÅŸallah. Tansiyonun yükseÄŸi kötüdür…’ dedi. Anne içgüdüsü iÅŸte, bir ÅŸeyler hissediyor!

Nasıl bir psikoloji içindesiniz?

- Bergüzar yanımda, en güvendiÄŸim dostlarım yanımda… Hepsi de bana müthiÅŸ destek. Testleri yaptırıyorum, bekleme süresinde de araba kiralayıp etrafı geziyoruz, rahatlamak, gevÅŸemek için… Ve annemle telefonda konuÅŸuyorum, bilmiyor ama sanki biliyor gibi ki; ‘Bu Amerika sana çok iyi gelecek, kendini yeniden doÄŸmuÅŸ gibi hissedeceksin’ diyor…

Nasıl bir şey, insanın açık kalp ameliyatına gireceğini öğrenmesi?

- Berbat bir his. AÄŸlamaya baÅŸladım… Palavra yani erkekler aÄŸlamaz… Bir de 14 Temmuz’da ameliyata alabileceklerini söylediler. 14 Temmuz benim doÄŸum günüm. ‘Aman Allah’ım bu bir iÅŸaret mi?’ diyorum. DoÄŸum günümde ölecek miyim, sevdiklerimden ayrılacak mıyım? Anneme söylemeli miyim, söylememeli miyim? Onun beni doÄŸurduÄŸu günde, benim ondan izinsiz ölmeye hakkım var mı, yok mu? Ama söylesem de yapabileceÄŸi bir ÅŸey yok ki…

Refakatçilerin durum nedir?

- Hepsinin tavrı farklı. Bergüzar çok realdi. Hiç öyle fantastik, uçarı deÄŸildi. Ayağı yere basıyordu, saÄŸlamdı, toprak gibiydi. Gereksiz duygusallıklar yapmadı. Acayip destek oldu. FatoÅŸ da öyle. Koruyan, kollayan, asla yalpalamayan… DiÄŸer arkadaşım Ömür, o da dans hocası, ‘Bak göreceksin seneye şöyle yapacağız, böyle yapacağız!’ diye beni yeni projelerle oyaladı. Åžuayip ise bilge ve sakindi, ‘Anı yaÅŸa’ diyen ses. ‘Başına ne gelecekse gelecek, kabullen. Sen sadece kendini ve baÅŸkalarını affet…’ Ve 14 Temmuz geldi çattı. 1969′da ben doÄŸduÄŸumda da 14 Temmuz’da yaÄŸmur yağıyormuÅŸ, o gün de yağıyordu…

Doktorların tavrı nasıl, yatıştırmaya mı çalıyorlar?

- Yok hayır, son derece gerçekçi davranıyorlar, ortada ne risk var söylüyorlar. Ben espri yapmaya çalışıyorum, ‘UçaÄŸa binmenin bile riski var’ diye. ‘Yok öyle deÄŸil’ dediler, ‘Bu açık kalp ameliyatı, ölüm riskiniz dahi var…’

O arada annenizle konuÅŸtunuz mu?

- Evet tam uyutulmadan önce. Kafamda bone var, ameliyata gidiyorum, sedyedeyim. Yine söylemedim. O da bana, ‘Sen çok yoruldun oÄŸlum. Artık biraz dinlenmen lazım’ dedi, ‘Ama merak etme her ÅŸey yolunda gidecek.’ AÄŸladığımı duymasın diye hemen Bergüzar’a verdim telefonu. İnsan ne yaÅŸarsa en yoÄŸun annesiyle yaşıyor, baÅŸkalarının metaneti de onu koruyor…

Bu kadar büyük bir operasyondan bir gece önce neler oluyor? İnsan nasıl uyuyor…

- Uyuyamıyorsun ki. Kıvrılıyorsun. Anne karnındaki gibi. Ya da karda uyuya kalmış gibi. Sırtüstü ya da yüzüstü yatamıyorsun. Ve insan anne ya da baba figürü arıyor. Bergüzar annem oldu, beni kolladı, esirgedi. Tuhaftı her ÅŸey. Güzeldi aslında. Bir an gülerken, bir an aÄŸlıyorduk. Duygularımız çok hızlı yer deÄŸiÅŸtiriyordu… Ve sonra ben, 7 saat süren ameliyata girdim. Siyah bir Amerikalı beni ameliyathaneye .ürdü, belli yerden sonra ziyaretçi giremiyor. Ben metin durmaya çalışıyordum, ama bir noktadan sonra kendimi bıraktım, inanamazsınız hüngür hüngür aÄŸlıyorum. Ne zaman refakatçilerimle iliÅŸkim tamamen kesildi, yalnız kaldım, tekrar bir güç geldi üzerime…

Bu arada sizin İngilizceniz nasıl?

- Çok kuvvetli deÄŸil. Gencim, dansçıyım diye sempatik davranıyorlar. Ameliyattan önce bir iÄŸne yaptılar. Mutluluk iÄŸnesi gibi bir ÅŸey. Ben bir mutluluk böceÄŸine dönüştüm. O çat pat İngilizcemle döktürüyorum. ‘Ben dansçıyım, benim gösterim bitti, ÅŸimdi sizin gösteriniz baÅŸlıyor’ diyorum, ‘İzin verin de alkışlayayım sizi…’ Ben hatırlamıyorum, sonradan anlattılar böyle ÅŸeyler söylemiÅŸim. Sonra ÅŸahane bir uyku çektim…

Kendinize geldiÄŸinizde…

- YoÄŸun bakımdaydım… Bergüzar girdi içeri… Ne kadar mutlu oldum anlatamam… Deprem enkazı altındaki adama uzanan bir el gibiydi. Öyle bir mutluluk… İnsanlar keÅŸke bu tür büyük ameliyatlar geçirmeden bunları hissedebilseler…

İlişkiniz açısından sınav gibi bir şey miydi?

- Bilmiyorum ama unutulmayacak bir ÅŸey. Aramızda bir problem çıkacak bile olsa, o anları hep hatırlayacağım. İnanılmaz destek oldu. Tabii ister istemez, böyle bir tecrübe, havada boÅŸlukta dolaÅŸan bir iliÅŸkiyi, belirli sabit bir yere raptiyeliyor… Daha griftleÅŸiyorsun, iç içe giriyorsun… Bergüzar, beni artık en çıplak, en savunmasız halimle biliyor… Kuvvetsiz Tan’ı da tanıyor. Çok rahat aÄŸlayabiliyorum onun yanında…

Bu bir erkeÄŸin korktuÄŸu bir ÅŸey midir?

- Belli bir samimiyeti aÅŸmışlarsa, neden korksun? Öteki türlüsü samimiyetsizlik… Çok açık, çok transparan bir iliÅŸki bizimki.

EvleneceÄŸiniz doÄŸru mu?

- Evet. Allah izin verirse. Önümüzdeki yaz sonuna, gelecek eylüle.

By- pass kişiliği değiştirir derler, sizde de var mı öyle bir şey?

- Bergüzar diyor bazen, ‘BaÅŸka bir adam oldun’ diye… Ben ölümü hissettim… Köşesinden, ucundan döndüm. O zaman şöyle tuhaf bir ÅŸey oluyor: Kendi kıymetini anlıyorsun, her ÅŸeye ‘Eyvallah!’ demiyorsun. Suiistimal edildiÄŸini, kullanıldığını anlayınca terk ediyorsun. Yok oluyorsun, yok ediyorsun. Yeni Tan’da fark ettiÄŸim ÅŸey bunlar.

Saçınızı neden kestirdiniz?

- Ameliyattan sonra deÄŸiÅŸiklik yapmak istedim. Önceki Tan’la çok özdeÅŸleÅŸen ÅŸeylerden biri saçıydı… Kestirdim.

Hayatınızın dönüm noktası mı oldu bu ameliyat?

- Evet hiç şüphesiz… Önce, çok yaÅŸlı bir insan gibi hissediyordum kendimi, 5 adım atınca, ya da yokuÅŸ çıkınca yoruluyordum. Åžu anda hızla kondüsyon kazanıyorum. Ve bu, sanki benim eski kalbim deÄŸil, yeni bir kalp gibi. Bu kadar düzenli atar mı? Çok güzel bir ÅŸeymiÅŸ, ben bunu yaÅŸamamıştım. Tavırlarda da deÄŸiÅŸikliÄŸe yol açabilirmiÅŸ. Kendimi daha sakin, daha güvenli hissediyorum…

Peki annenizin bu olan bitenden ne zaman haberi oldu?

- Önce yoÄŸun bakım, sonra hastane odası, sonra bir hafta otel istirahatı derken, ‘Tamam’ dediler, ‘Türkiye’ye dönebilirsiniz…’ İşte o zaman anneme telefon açtım dedim ki, ‘Senden bir ÅŸey rica ediyorum. Biz sana geliyoruz Bergüzar’la…’ ‘Evet oÄŸlum.’ ‘SevdiÄŸin ne kadar insan varsa bir araya topla. Bütün dostlarını, arkadaÅŸlarını…’ ‘Tamam’ dedi, ama sebebini sormadı. ‘Uzaktalarsa, uçak biletlerini de alalım…’ ‘Sen merak etme’ dedi…

O ne zannetti?

- Muhtemelen bütün sevdiklerinin önünde Bergüzar’a evlenme teklif edeceÄŸimi… Neyse, biz geldik… Herkes oturuyor… Herkes şık şıkıdım… Pastalar, börekler… Bizim de bir Sivas kangalımız var, beni çok sever, hep üzerime atlar. Bergüzar eve girince tedbir aldı, Kuzi üzerime çıkmasın diye. Çünkü hálá yeteri kadar güçlü deÄŸilim, devirir beni. O esnada babam, durumda bir tuhaflık olduÄŸunu hissetti… Ben ayaÄŸa kalktım, herkese ‘Bu, bir evlenme teklifi deÄŸil’ dedim. Bir sessizlik oldu. ‘Ben size bugün baÅŸka bir ÅŸeyden bahsedeceÄŸim’ dedim ve ‘Bundan iki yıl önce…’ diye konuÅŸmaya baÅŸladım. Kalbimdeki rahatsızlıkla ilgili her ÅŸeyi anlattım. Biri, ‘Åžimdi ameliyata mı gidiyorsunuz Amerika’ya Bergüzar Hanım kızımızla’ dedi. ‘Annene bunu söylemeye mi geldin?’ dedi. ‘Hayır teyzecim’ dedim, ‘Ameliyat oldum. Åžu anda çok iyiyim, anneme bunun müjdesini vermeye geldim…’ Herkes ayaÄŸa kalktı, alkışlamaya baÅŸladı…

Bir tek kiÅŸi alkışlamıyordu… Annem… O öylece dondu kaldı…




3 Cevap to “Kalbindeki Bergüzar’ı Anlattı!”

  1. tan abi gerçekten çok güçlü davranmışsın ama annene de çok büyük haksızlık etmiÅŸsin iyi olmana çok sevindik ailece ÅŸu anda yapacağın tek ÅŸey annenin gönlünü kazanmak olsun.seni çok seviyoruz.uzun ömürler…

  2. ”erkekler aÄŸlamaz palavra” diyorsun.sen erkek misin sorması ayıp? Bir organla erkek mi olunuyor? sen hem erkeklerle,hemde kadınlarla birlikte olan bir tuhaf bir yaratıksın.seni homo seni…sen ne türksün,ne müslüman,ne de erkek.seni gördükçe tiksiniyorum kendimden

  3. tan çok üzüldüm biliyormusun sen çok yakışıklısın gerçeği söylemek gerekirse bergüzarla hiç yakışmıyorsun sana evrim yakışıyor ben sana aşık oldum ama sen benden büyüksün ama olsun inş. büyüyünce senin gibi mutlu ve yakışıklı bir eşim olur seni çoook seviyorum bergüzar ablayı benim yrime öp seni çoook seviyorum msn adresini birde verir sen başka ne isterimki şu dünyasda ben verim sen alll crazy_lolican_1995@windowslive.com

Sizde Yorumunuzu Yazin

  • Arama

  • Reklam